Can Eğridere İnternet Buluntuları
|
|
Önceki Yazıyı Oku
« Bedava Sarılmak // Free Hugs |
Sonraki Yazıyı Oku
Ateş’in Yavaş Çekim Yanması » |
Bugün bir blogda dolaşırken “Bu resim neyi anlatıyor“ şeklinde bir yazıya rastladım. İnsanların bir resim çalışmasına baktıklarında bir anlam kargaşası içine girdiklerini ve kendilerini kötü hissetiklerini farkettim. Bunun üzerine alttaki yorumu ekledim yazıya. Aynı yorumu kendi blogumda da yaparak bu konudaki fikirlerimi ortaya koyayım dedim:

Asıl problem, bir resim çalışması yada bir tasarıma bakıp bir anlam aramaya çalışmaktadır. Resim ve tüm diğer sanat dallarında verilmiş ürünler, tüketicisinde (izleyici, dinleyici, okuyucu) çeşitli duygular uyandırmaya yönelik yapılmış çalışmalardır. Tüketici anlam aramak yerine, çalışmada kendi anlamını yaratmalı, kendi hislerini yaşamalıdır. Aynı şekilde bu ürünler üreticelerine de farklı hisler yaşatırlar. Üreticiside “ben şunu anlatmak istedim, bakamlarda bunu anlaması gerekir” gibi bir beklenti içine girmez. Sanat olgusunun tüm amacı budur.
Tabi ben bu şekilde düşünüyorum…
| Bu Yazıyı Beğendiyseniz Yandaki, Üzerinde Sayılar Yazan Mavi RSS butonu ile Abone Olun, Yeni Konuları Hemen Takip Edin: RSS Nedir? Merak Ediyorsanız Tıklayın | RSS BUTONU: |
| Yeni yazıları takip etmek için RSS Abonesi Olun, Yeni konuları hemen okuyun: Peki RSS Nedir? |
|
gülgün
09 Ekim 2006 Saat 21:42
evet o resimler elbetteki bir seyler hissederek veya bir olaya tepki olarak yapiliyor.. sanatcinin anlatmak istedikleri tabii ki sabittir,belli bir felsefe ve yasanmisliklar icinde yapilmistir o resimler..burda önemli olan sanatcinin bir toplumsal olaya dikkat cekmesidir..izleyenin o konuda ki yorumu, bakis acisi farkli olabilir.örnek resimde; rüzgarda savrulan,savrulmamaya calisan insanlar görüyoruz. Kimisi buna hic bir duygu yüklemeden “rüzgar da ucusan insanlar ” derken kimisi de yasadiklari seylerden ötürü bu savrulmayi,kendi hayati ile iliskilendirebilir ve onun icin cok etkileyici olabilir… bu tamamen insanin bakis acisina kalmistir.saygilarimla..
Hakan Kirezci
09 Ekim 2006 Saat 21:56
Sanat denilen kavram öyle ulvi,kutsal ya da ne bileyim extra payeler veren, yüceltici bir olgu değildir. İnsanoğlu varoluşunun başlangıcında iletişim kurmak kaygısıyla çeşitli yollar yöntemler aramış ve altı tane bulmuştur. Bu altı yol şu altı ana sanat dalı oluyor işte. Elbette ki ana amacı iletişim. Bu toplumsal iletişim olur bireysel iletişim olur iletişimcinin kendi bileceği iş. O resmi yapan kardeşimiz kendini boşlukta sert rüzgarlarla savruluyor gibi hissetmişse bunu bu şekilde ifade etmeye kalkışmışsa anlatmak istediği budur. Eğer ortaya koyduğu eser bu etkiyi sana verebiliyorsa iyi yapmış demek. Bu etkiyi algılayamıyorsan becerememiş demek. Daha ardında şifreler falan arayıp kendinizi, resim yapmaya çalışanı falan yormanın alemi yok. Kamuoyuna sunulduğu için anlamak zorunda olduğunu iddia eden arkadaşa şunu bir sorayım. Einstein, relativite kuramını yayımlayarak kamuoyuyla paylaşmıştır. Sen birşey anladın mı?
Jegraphy
10 Ekim 2006 Saat 10:30
Bir klasik müzik yada Tekno bir müzik dinlediğinde içinde ne tür manalar arıyorsun…
şöyle bir durum var; Sanatsal bir obje, bir mesaj taşıması için yapılmış ise, bu mesaj “açıkça anlaşılabilecek” şekilde ön plana çıkar ve izleyici kitlesi, mesajı alması gereken hedef, bu mesajı alır. Almıyorsa mesaj iletme yöntemi hatalıdır. Eğer biz bu mesajın hedef kitlesi içinde değilsek, ama kendimizce bu çalışmayı beğenmişsek, bir duygu yaşamış ve bizde çalışmadan kendimize düşeni almışız demektir. Beğenmemiş, birşey hissetmemişsek, bu çalışma bize hitap etmemiştir. Yorum yapmak yada eleştirmek de bu durumda çok anlamsız kalıyor.
Hakan Kirezci
10 Ekim 2006 Saat 18:40
Sevgili kardeşim… Bir sanat eserinin mesaj taşıması ya da taşımaması diye seçenekleri olmaz. Doğası gereği zaten varoluşu verilmek istenene bağlıdır. Yani omlet yapmak için yumurta yapmak gerekiyor İSE!…. Olmaz. Ama anlaşılır mesaj konusu SMS ya da post-it denen malzemelerle çözülmüş zaten. Sorun sadece dediğin gibi şu olabilir ki; eser sahibi teknik yetersizlikten dolayı vermek istediği efekti ya da kaygısını iletmeyi becerememiştir. Olsun…Ne yapalım. Beğenmeyiz olur biter. Desenli çarşaf alırken bile kendine hitap edeni seçmiyor musun? Bu arkadaş kısaca hissettiğini güzel ifade etmiş valla. Arkasında Da vinci’nin şifresini aramaya gerek yok ki.. Rüzgar işte.. Hem de sert bir rüzgar.
Nesrin
28 Ekim 2006 Saat 22:12
Tartıştığınız konu ‘Bir resim neyi anlatıyor’ sa eğer işin içine resimle birlikte tasarım kavramını ilave etmeniz doğru olmaz. Üünkü resimle tasarıma bakış açıları çok farklı olabilir. Resmin illa da belli duygular içinde yada belirli fikirlere göndermeler yapılarak yapılması diye bir şey söz konusu değil çünkü. Amaçsız bir şekilde de resim yapılabilir, plansız bir şekilde. Bazılarınızın da dediği gibi önemli olan resmi yapanın duyguları değil sizde uyandırdığıdır. Tasarıma gelince, tasarımın bir amacı ve tasarlama süreci vardır. Tasarıma tamamen bir sanat objesi olarak bakmak doğru olmaz. Kişi yada tüketici, İşlevsel mi değil mi, güzel mi, güzelmi, ilgisini çekiyor mu diye bakar. ürünü tasarlayan firma da başarılımı diye. Resimle tasarımı karıştırmayalım lütfen
bilen sezen
28 Temmuz 2007 Saat 00:31
sanat kavramını bu kadar yalın anlattığı için hakan abiye teşekkür ederim. ben gsf den yeni mezun oldum ve her kez yaptığı şeyi kutsamak, yüceltmek uğrana sanat kavramını öyle dolanbaçlı yollara sokuyorlar ki sonunda kendileri bile işin içinde kayboluyorlar. hele sanat tüketicisinin durumu içler acısıdır bence, Türkiye’de belki yüzde 1 veya 2 lik (iyimser bi tahmin) kesim dışında, sanatçının ürününe süs eşyası gözü ile bakıyor. bir heykeltraşın alacağı en güzel övgü bu heykel evimde güzel dururdu oluyor. para kazanabilmem için tek seçeneğim, otellere büyük biblolar yapmak olması da bambaşka bir sıkıntı. neyse içimi dökmeye başladım galba. hakan abiyi de yaklaşık 15 yıldır görmedikten sonra burda karşılaşıp fikirlerimizin birbirine bu kadar benzediğini görmek beni çok mutlu etti.