İnnovasyonAlan Kay şöyle demiş, çok hoşuma gitti:

“Geleceği öngörmenin en kolay yolu; uydurmaktır.”

Geleceği göremediğimize göre, 50 yıl sonra nasıl bir gezegende yaşayacağımızı ancak uydurarak (kafadan atarak) tayin edebiliriz. Beyin Fırtınası budur. İnovatif bir ürün vermek istiyorsak bundan birkaç adım ötesini kafadan atmalı ve geldiğimiz düşünce noktasında, kendi adımıza üretebileceklerimize yoğunlaşmalı ve geliştirmeliyiz.

Bu düşsel kurgu ortamında kendi hayal ettiğimiz gelecekte kısa süreli de olsa yaşarız. İşte önemli olan hayal gücümüzün bu ürünlerini paylaşabilmek. Paylaşmazsak, ya unutup gideceğiz ya da başka birisi bu (belki de ütopik) fikirleri kurgulayıp kendi adına ortaya attığında “ben bunu düşünmüştüm.” diyeceğiz. Bu benim başıma çok geliyor. Ama orjinal fikirlerimizi nasıl değerlendirebiliriz. Geleceğe şekil verecek bir fikir nereden çıkacağı belli olmaz. Kafamızdan attıklarımızdır gelecek.

Gözlerimi kapayıp 15 dakika geleceğe gideceğim şimdi… Sizleri de Davet Ediyorum.